DİNİ SORULARINIZA ÇÖZÜMLER

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
------------

 » MAKALELER

Okunma Sayısı : 35169

Gusül ile abdesti gerektiren akıntıların farkı

Bazı mevsimlerde bazı konular daha çok soru mevzuu olmaktadır. Sözünü edeceğimiz gusül ve abdest gerektiren akıntı ve sızmalarla ilgili sorular da bunlardan biridir. Bugün bunların farklarını anlatmaya çalışacağım.

Ümit ederim bu farklar anlaşılır da utanma hissiyle sorulamadığından yanlış bilgide kalanlar, artık doğrusunu öğrenme imkânı bulmuş olurlar, hangi akıntının guslü, hangisinin abdesti gerektirdiğini anlamakta zorluk çekmezler.

Sıkça sorulan bu tip sorularda özetle deniyor ki: Bazen idrar yolundan akıntılar geliyor, çamaşırı ıslatıyor. Bu durumdan şüpheye düşüyoruz. Bu akıntılar guslü mü gerektirir, yoksa varsa sadece abdesti mi bozar? Guslü gerektiren akıntı ile abdesti bozan akıntı arasında fark var mı? Varsa birbirine çok benzeyen bu iki akıntıyı nasıl ayırt edeceğiz? Bu akıntılar yüzünden bazen şüpheye düşüyor, şaşırıyoruz. Kimseye soramadığımız bu mahrem konuda anlaşılır açıklıkta bilgi verebilir misiniz?

Cevap: İdrar yolundan gelen abdesti bozan akıntı ile guslü gerektiren akıntı arasında çok açık fark vardır. Karıştırmaya hiç sebep yoktur. Şöyle ki: Çoğu kere müstehcen görüntüleri görmek ya da hayal etmekten kaynaklanan akıntılar sızarak gelir. Habersizce gelen bu sızmalar idrar gibidir. İdrar nasıl sadece bulaştığı çamaşırı kirletmiş olursa, bu gibi sakince gelen koyuca akıntılar da bulaştığı çamaşırı kirletmiş olur. Kirlettiği yer avuç içi kadar genişlemişse kirlilik namaza mani olacak büyüklüğe ulaşmış demektir. Tuvalet gibi tenha yerlerde bile kirlenmiş bu kısım musluk altına tutularak kolayca yıkanıp temizlenebilir. Sonra da hemen abdest alınıp namaz kılınabilir. İbadeti terke sebep olacak büyüklükte bir engel gibi düşünülmez bu sızmalar ve ıslattığı yerler.

Habersizce gelen bu akıntılar cinsel tahriklerden sonra gelebileceği gibi, idrarı fazlaca bekletmekten, herhangi bir özürden dolayı da gelebilir. Sıkça da karşılaşılsa yapılacak iş, çamaşırın ıslanarak kirlenen kısmı yıkandıktan sonra abdest alıp hemen namazı kılmaktır. Çünkü bu sızma ve kirletme, guslü gerektiren bir sperm patlaması değildir ki, her ıslaklıktan sonra şüpheye düşüp de boy abdesti almak gibi bir zorluk söz konusu olsun... Her türlü kiri temizleyen su, çamaşırdaki bu idrar kirletmesini de temizler, ibadete engel büyük bir olay gibi görülüp de namaz terk edilmez. Ümitsizliğe düşülmez.

İdrar yolundan heyecan ve patlama ile gelen ikinci akıntıya gelince: Aslında buna akıntı demekten ziyade patlama ve fışkırma demek daha doğru olur. Şiddet ve şehvetle gelen bu kireç görüntüsündeki patlama, spermden başkası değildir. Ötekiler gibi habersizce değil de sarsıntı ve istekle geldiğinden dolayı bunun guslü farz kılan sperm olduğu hemen anlaşılır. Karıştırmaya mahal olmaz. Şiddetle ve şehvetle gelen bu akıntıdan sonra hemen gusül farz olur.

Artık ağız ve burun içi de dahil tüm bedeni baştan aşağıya yıkayıp gusül yaptıktan sonra ibadet edecek hale gelebilir bu insan.

Demek ki, arz ettiğimiz tarife göre, abdesti gerektiren sessiz akıntı ile guslü gerektiren depremli patlamayı birbirinden ayırmak pek kolaydır. Karıştırmaya neredeyse imkân yoktur...

Bu farka rağmen sessiz ve sakince gelen sızmaları da guslü gerektiren sperm patlaması sananlar, kendilerini sık sık gusle mecbur zannederek şüpheye düşüyorlar. Böylece ibadet hayatlarında şaşırma ve zorlanmalar söz konusu olabiliyor.

İfade etmeye çalıştığımız bu tariflere göre ise artık böyle bir evhama düşmeden ikisini fark etmenin çok kolay olduğu anlaşılmaktadır? Rüyada görülen cinsel olaylarda da durum aynıdır. Sadece rüya görmekle kalırsa guslü gerektirmez; ancak sperm gelirse guslü gerektirir. Uyanınca çamaşırda yaşlık görülüyorsa, bunun sperm olabileceği ihtimali kuvvetli ise gusül yapılarak şüpheli durumdan kurtulma tercih edilir.

Sperm, düştüğü yerde kireç gibi tabaka meydana getirir, tespiti kolay olur.

Gusül, ağız ve burun içine su alınıp ıslatılarak tüm bedeni baştan aşağıya iğne ucu basacak kadar kuru yer kalmaksızın yıkamaktan ibaret bir boy abdestidir.

Bu boy abdesti ile her türlü ibadet yapılabilir. Şayet gusül sırasında diş kanaması, idrar yolundan akıntı gelmesi gibi abdesti bozacak bir akıntı gelirse, bu akıntı guslü bozmaz; ama guslün abdest olma vasfını bozduğundan bu gusül tamam olur, ibadet için yeniden abdest almak gerekir.

Herkese sorulamadığı için şaşırmaların meydana geldiği bu mahrem konuyu açıkça ifade etmeye çalıştım. Mahzurlu bulunmaz inşallah diye düşünmekteyim. Özellikle gençlerin bu türlü açık bilgiye ihtiyaçları kesin gibi geliyor bana

 

....

 

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
Dini Sorulara Cevaplar 2007 - Sitede kullanılan makaleler kaynak belirtmek suretiyle farklı sitelerde ve ortamlarda kullanılabilir.
Web: www.ahmetsahin.org - Email : mail@ org - Webmaster: webmaster@ org