DİNİ SORULARINIZA ÇÖZÜMLER

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
------------

 » MAKALELER

Okunma Sayısı : 2725

AT ÜSTÜNDE EVLENECEĞİ KIZI ARAYAN GENÇ

Zeki bir Arap genci olan Şen, kendine hayat anlayışında denk olacak bir eş arıyordu. Ancak, bulduklarını kendine zekâda eş görmüyor, denk olmayan biriyle hayat ortaklığı kurmayı ise sakıncalı buluyordu.

Nitekim bu düşünceyle atına binip köy köy kendine hayat arkadaşı aramayı sürdürüyordu.

Bir gün yine bir köye doğru yola çıkmıştı. Hızlı giden atı, yolda onu bir köylüye yetiştirdi. Selâm sabahtan sonra Şen, yol arkadaşı köylü ile yolculuğun kolay geçmesini sağlamayı düşündü. Bu niyetle şöyle dedi:

– Arkadaş, köye varıncaya kadar sen mi beni yüklenirsin, ben mi seni?

Köylü güldü:

– Sen deli misin? Sen de atlısın, ben de. Birimiz diğerini nasıl yüklenir?

Şen ses çıkarmadı.

Biraz daha ilerledikten sonra, yol kenarındaki tarlada saman yığınını gördü. Bu defa da şu suâli sordu:

– Ne dersin, bu samanın sâhibi samanı yemiş mi, yoksa saman cebinde mi bekliyor?

Köylü, bir lâ havle çektikten sonra kızgın şekilde cevap verdi:

– Sen ahmağın birisin galiba. Samanın sâhibi insandır. İnsan saman yer mi? Yığılı duran saman cebe girer mi?

Şen, bu cevaba da ses çıkarmadı. Akşama doğru köye yaklaştılar. Köylülerin bir cenazeyi mezarlığa götürdüklerini görünce Şen yine acaib bir sual sordu:

– Bu tabutun içindeki, ölü olarak mı gidiyor, yoksa diri olarak mı?

Köylü başını bir sağa, bir de sola salladıktan sonra çıkıştı:

– Be kardeşim, sende akıl denen nesneden eser yok mu? Hem tabutun içinde diyorsun, hem de ölü mü, diri mi gittiğini soruyorsun?

Köylü, bu saf delikanlıya yine de acıdı:

– Bu kafayla seni kimse misafir etmez, sokakta kalırsın. Gel seni bu akşamlık misafir edeyim, diyerek alıp evine götürdü, gece misafir etti.

Ancak bir ara misafirin saflığına, yolda sorduğu suallerin delil olduğunu kızına anlatınca, kızı şiddetli şekilde ikaz etti:

– Baba, bu suallerin sahibi adam zannettiğin gibi safın biri değildir. Suallerinin cevabı şudur, git anlat, diyerek soruları teker teker cevaplandırdı:

– Yol boyunca ben mi seni yükleneyim, yoksa sen mi beni, demekle, sen mi eğlendirici bir şeyler anlatacaksın, yoksa ben mi anlatayım, demek istemiştir.

– Samanı sahibi yedi mi, yoksa cebinde mi? demekle de, samanı satıp parasını yedi mi, yoksa parayı cebinde saklıyor mu? demek istemiştir.

– Tabut içindeki adam ölü olarak mı, yoksa diri olarak mı gidiyor, demekle de, geride hayır hasenat yapacak birini bıraktı mı, yoksa mirasına konacakların hepsi de ölmüş gibi hayırsız mı? demek istemiştir?

Bunları şaşkınlıkla dinleyen baba, hemen misafirin yanına giderek konuştu:

– Suallerinin cevaplarını düşündüm, istersen anlatayım, diyerek başladı sıralamaya. Cevap bitince, Şen yerinden fırladı:

– Allah aşkına söyle, cevaplar senin zekânın eseri değildir, kim buldu bunları?

Adam da mecbur kalıp kızının cevapları olduğunu söyleyince, Şen, aradığı hayat arkadaşını bulduğunu anlayarak hemen teklifini yaptı:

– İşte benim aradığım zekâ sahibi budur. Allah’ın emri, Peygamberimizin sünneti üzere ben kızınıza görmeden talibim, diyerek işi resmileştirdi. Kısa bir araştırmadan sonra anlaştılar, müşterek yuva kuruldu, evlendiler.

Şen, (Tabaka) adındaki bu zeki kızla öylesine uyum sağladı ki, çevrede güzel geçimleri dillere destan oldu. Hattâ atasözü hâlini alan bu uyumlarını Araplar şöyle dile getirdiler:

– Vâfaka Şennü, Tabaka. Yani, Şen Tabaka’ya tam uygun düştü.

 

....

 

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
Dini Sorulara Cevaplar 2007 - Sitede kullanılan makaleler kaynak belirtmek suretiyle farklı sitelerde ve ortamlarda kullanılabilir.
Web: www.ahmetsahin.org - Email : mail@ org - Webmaster: webmaster@ org