DİNİ SORULARINIZA ÇÖZÜMLER

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
------------

 » MAKALELER

Okunma Sayısı : 2692

Ümidini kaybeden her şeyini kaybeder!

 

Bir adam yolda ağlayarak gidiyordu. Karşıdan gelen bir maneviyat büyüğü sordu:

-Neden ağlıyorsun, bir felakete mi uğradın?

-Sorma dedi, ağlayan adam. Mahvoldum, dükkanım yandı, bu yetmiyormuş gibi kasadaki paralarım da yandı; bütün servetim gitti, geriye sadece borç senetlerim kaldı!.

Maneviyat büyüğü, adamın başını okşayarak konuştu:

- Bunlar, dedi, ağlanacak kayıplar değildir. Ben de ümidini kaybettin de onun için ağlıyorsun sandım!.. Sözlerine şunları da ekledi: Ümidini kaybetmeyen adam yeniden teşebbüse geçer, şimdi kaybettiklerinin hepsini de zaman içinde kazanabilir. Ama ümidini kaybeden adam bir daha teşebbüse geçemez ki kaybettiklerini kazanma ihtimali söz konusu olsun. Sen ümidini kaybetme ümidini... İşte bütün mesele burada, ümidini kaybetmemekte... Bundan dolayı İslam büyükleri şurada burada ümitsizlik telkin edenleri hiç iyi karışılamamışlar, şeytanın sözcülüğünü yapıyor güzüyle bakmışlar ümitsizlik telkin eden adamlara... İhya?daki bir hadis ise ümitsizlik telkin eden adamı şöyle tarif eder:

-Kim insanlar tümüyle bozuldu sağlam adam kalmadı, diye feryat ederse bilsin ki bozulan insanların tümü değil o insanın kendisidir!.

Evet, bozulan o insanın kendisidir. Çünkü kıyamete kadar bozulmayıp da hakkı yaşayanlar mutlaka bulunacaktır. Nitekim yaşamayanların da bulunacağı gibi. Ancak bazen hakkı yaşayanlar çoğalacak, bazen de batılı yaşayanlar. Burada mühim olan bizlerin hangi tarafta yer aldığımızdır. Hakkı yaşayanların arasında mı, yoksa batıla meyledenlerin içinde miyiz?.. Şayet biz batılda isek dünya hakkı yaşasa bize faydası olmaz. Biz hakta isek dünya batıla kaysa bize zarar veremez. Maide Sûresi ayet 105?te Rabb?imiz bizi böyle ikaz ediyor: ?Ey iman edenler! Siz hakta olsanız batılda olanlar size zarar veremezler.? Mefhum-u muhalifi ile: Siz batılda kalsanız hakta olanlar size fayda veremezler.. Unutulmaması gereken bir gerçek odur ki, Allah yanında değerli olan sayı çokluğu değil, kalite yüksekliği, yani ihlastır. Üç ümmetli iki ümmetli peygamberler gelmişlerdir. Ümmetlerinin azlığını hiç düşünmemişlerdir. Sadece görevini yapıp yapmadıklarını düşünmüşler, ona göre sorumluluk duygusu taşımışlardır. Çünkü biliyorlar ki, inanmışların çokluğu azlığı Yaratan?ın hikmetli takdirine bağılıdır. Dilerse hakka iman edenleri çoğaltır, dilemezse insanları layık oldukları yerde bırakır. Meşhur tabirle ?Allah?a teslim olan ihlaslı insanlar kendi vazifelerini yapar, vazife-i İlahi?ye karışmazlar..? Bu sebeple de ümitsizlik onların lügatinde bulunmaz. Hep ümit ve şevk içinde hizmet ve himmetlerini sürdürürler. Şeytan ise bunun zıddını fısıldar, hep ümitsizlik telkin eder..

Şeytanın bu ümitsizlik telkinine dair bir misal Bostan?ülvaizin?de şöyle anlatılır:

Bağdat?ta şevk içinde hizmetlerini sürdüren Cüneyd-i Bağdadi, bir gece rüyasında şeytanı sokakta halkın içinde çıplak gezerken görünce; ?Neden çıplak geziyorsun, utanmıyor musun bu insanlardan?? der. Şeytan, ?Hani insan?? der. ?Bunlar insan mı ki, bunlar insanlıktan çoktan çıkmışlar. Bağdat?ta şu anda sadece üç insan var, onlar da Şiraz Mescidi?nde ibadetteler. İstersen git gör!? diye de ilave eder.. Uyanıp hemen abdestini alarak Şiraz Mescidi?ne koşan Cüneyd-i Bağdadi, gerçekten de üç kişiyi namazda bulur. İçinden bir ümitsizlik fırtınası kopar. Demek ki koskoca Bağdat?ta adam kalmamış bu üç kişiden başka diye hayıflanırken biri selam verip kulağına eğilerek şöyle fısıldar:

-Şeytan sana ümitsizlik telkin etmek istiyor. Bağdat, Allah dostlarıyla doludur! Sakın şeytanın tuzağına düşüp de ümitsizliğe kapılma!.

14.09.2005

e-posta adresi:a.sahin@zaman.com.tr

....

 

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
Dini Sorulara Cevaplar 2007 - Sitede kullanılan makaleler kaynak belirtmek suretiyle farklı sitelerde ve ortamlarda kullanılabilir.
Web: www.ahmetsahin.org - Email : mail@ org - Webmaster: webmaster@ org