DİNİ SORULARINIZA ÇÖZÜMLER

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
------------

 » MAKALELER

Okunma Sayısı : 3913

Üç Aylara Giriyoruz

Üç Aylara Giriyoruz
İnsan kelimesi, unutmak mânasına gelen nisyan kelimesinden şekillenmiştir. Bu sebeple unutmak insanın fıtratında vardır. Ancak, unuttuğu şeyler fânî mevzulara âit olursa büyük kayıp sayılmaz. Lâkin hayata gönderiliş gayesini unutursa, felâket o zaman başlar. Koskoca bir ömür boşa yaşanmış; gayesiz, hedefsiz, sadece bir mide ihtiyacı için heder edilmiş olur.

İşte böyle bir unutkanlık ve dalgınlığa düşmemesi için, Rabbimiz, insanları ikaz eden, hattâ ihtarda bulunan aylar, geceler halketmiş; bu aylarda insanın dalgınlık ve ihmallerinden artık vazgeçerek yaratılış gayesini iyice düşünmesini istemiştir.

Üç ayların bir hikmeti de böyle bir ikaz ve irşad vazifesini ifa etmesidir.

Nitekim üç ayların ilki olan Receb ayının İlk Cuma gecesi de Regaib gecesidir. Yâni, Peygamberimizin devam eden gecelerden farklı bir ibâdet içinde bulunduğu kudsî gece...

Bu sebeple, tâ Saâdet Asrından bu yana Müslümanlar, bu Receb ayının ilk gününü, hem de ilk Cuma?sının Regaib gecesini diğer gün ve gecelerden farklı şekilde yaşarlar. Böylece gelecek olan Şaban ayından sonra başlayacakları Ramazan-ı Şerif?e tam bir ruh temizliği ile girerek ilâhî afva nâil olmaya o günden itibaren hazırlanırlar.

Demek oluyor ki, yeni bir hamle devresine girilmek üzere. Bu hamle, fikirde, ruhta ve topyekûn şahsî âlemde olacak. Yaşadığımız hareketsiz hayata biraz canlılık, biraz hareketlilik gelecek, gittikçe dozu artan bir takvâya doğru yükselmeye başlanacak.

Üç ayların ilk hikmeti de budur zaten. Recep ayına, geçmiş ayların bir takım mânevî kirleriyle giren mü?min, Şaban ayında bu kirleri bir bir atacak. Ramazan?da ise, artık bütünüyle mânevî bir gusül yapmış, tertemiz hâle gelmiş, ilâhî afva tam liyakat kesbetmiş olacaktır..

Üç aylara bu niyet ve duygu ile giren Müslüman, inşâallah böyle tedrici bir temizlik içinde ilerler. Ramazan-ı Şerîf?te de tertemiz bir İslâmî yaşayışla ilâhî afva nâil olup, yaratılış gayesine uygun bir hayata iyice alışır.

Mâneviyat büyükleri üç ayları öteden beri oruçla karşılar, farklı ibâdetlerle ihyâ ederlerdi. Hele üç ayların ilki olan Receb ayının ilk Cuma gecesinde (ki, Perşembe günü akşamıdır) dinî hayat tamamiyle canlanır, camilerde mevlidler okunur, vaazlar verilir, minarelerde kandiller yakılır, mübarek günün ihtişamı cami içinde ve dışında açıkça görülür, bütün mü?minleri kaplardı.

Bugünlerde, yâni, Regaib gecesinde hususî bir ibâdet şekli yoktur. Peygamberimiz Regaib gecesinde on iki rekât kadar nafile namaz kılmıştır. Bu da cemaatla olmamış, yalnız olarak edâ edilmiştir. Bu sebeple, girmekte olduğumuz üç ayların gecelerinde ne kadar fazla şahsî ibadet edilir, hele kaza namazı kılınırsa o kadar gecelerin kudsiyeti takdir edilmiş, feyzinden müstefid olunmuş olur.

Hattâ bâzı kimseler, üç ayların başından itibaren kazaya kalmış namazlarını hesap ederler, gittikçe çoğalan bir nisbetle kaza kılmaya başlarlar. Ramazan sonunda ise, kaza namazı borcu kalmamış halde çıkarlar. Böyleleri üç aylarda çok görülmüştür.

Aslında üç ayları da, kandil gecelerini de en güzel şekilde ihyâ edenler, böyle azimli kimselerdir. Kaza namazı borcunu azaltanlar, belki de tamamıyla kılıp bitirenlerdir.

Bunlar, üç aylardan da, kandil gecelerinden de en verimli şekilde istifâde eden bahtiyarlardır. ....

 

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
Dini Sorulara Cevaplar 2007 - Sitede kullanılan makaleler kaynak belirtmek suretiyle farklı sitelerde ve ortamlarda kullanılabilir.
Web: www.ahmetsahin.org - Email : mail@ org - Webmaster: webmaster@ org