DİNİ SORULARINIZA ÇÖZÜMLER

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
------------

 » MAKALELER

Okunma Sayısı : 1877

Aile içi sorunlarınıza siz de böyle mi bakıyorsunuz?

 

 

Aile içi şiddetin tüm çeşitlerinin yaşandığı günümüzde siz aile hayatınızın temeli olan kadına nasıl bakıyorsunuz? Yani kadının aile içindeki görevi gereği olan farklı duygusal özelliğinin farkında oluyor musunuz? Yoksa bu farkı hiç fark etmeden mi muhatap oluyorsunuz?

Önce aile içinde kadının yaratılışındaki farklı özelliğini tanıyacak, yüklendiği görevin bir gereği olan bu duygusal üstünlüğünü kabul edecek, hatta takdirle de bakacaksınız. Nitekim Bediüzzaman Hazretleri de kadını bu farklı yanlarıyla tanıyarak takdirde bulunmuş “şefkat kahramanları” diye tarif etmiştir. Zaten bu şefkat kahramanlığı olmasa aile içi bunca zorluklara dayanma gücü gösteremez, ömür boyu süren çocuk bakımı gibi en zahmetli hizmetleri tek başına üstlenemezdi. İyi ki bu duygusal özelliği, şefkat kahramanlığı vardır hanımların.

Nitekim Efendimiz Hazretleri (sas), ailesinin duygu yüklü dünyasına karşı hep anlayışla bakmış, bizlere örnek olacak davranışlar sergilemiştir. Bu örnek davranışlarından birini Aişe validemizin anlatımından dinleyelim isterseniz. Bakın Validemiz nasıl anlatıyor Efendimiz’in (sas) kendilerini memnun etmek için neleri göze aldığını, nasıl bir tevazu anlayışı içinde muhatap olduğunu.

Bir defasında kafile ile gidiyorduk. Resulüllah (sas) Hazretleri, yanındakilere:

- Siz yürüyün, biz Aişe ile biraz geriden geleceğiz, buyurdu.

Onlar yürüyüp uzaklaştıktan sonra bana:

- Aişe dedi, var mısın benimle yarışa? Seninle bir koşuşalım şu düzlükte, bakalım yarışı kim kazanacak?

Ben çok gençtim, böyle şeylere kanım pek kaynardı. Sanki hazırdım böyle bir teklife.

Zaten Resulüllah bizim içimizi okurdu sanki. Kafilenin arkasından birlikte koşmaya başladık.

Daha ilk adımlarda onu geçtim, yarışı ondan önde bitirdim. Yani ben kazandım.

Beni kutladı, ‘Sen kazandın tebrik ederim, başarılı oldun’, dedi.

Aişe validemiz, o günkü durumunu da şöyle ifade ediyor...

- Ben o günlerde ince yapıda biriydim. Yarışı kazanacak beden inceliğine sahiptim.

Aradan bir sene gibi bir zaman geçmişti. Yine öyle bir yerde gidiyorduk. Geçtiğimiz seneki yarışı hatırlattı:

- Aişe var mısın bir yarışa daha, dedi. Ben yine hazırdım. Hemen kabul ettim. Birlikte yine koştuk. Ancak bu defa başarı benim değil, Resulüllah’ın oldu. O geçti, ben ona erişemedim. O sene biraz daha büyümüştüm.

Bu defa yarışı kaybettim diye üzüldüğümü görünce beni teselli ederek dedi ki:

- Üzülme üzülme! Geçen defa sen kazandın, bu defa da ben kazandım, böylece eşit olduk, eşit!..

Evet, kadının duygu dünyasını bilen Efendimiz (sas) Hazretleri, zaman zaman onunla yarışa çıkar, bazen ondan geride kalır, onu rahatlatır, bazen de onu geçer, durumunu bildirirdi. Ama bunu hiçbir zaman üstünlük iddiasına götürmez, “kaybeden yoktur, ikimiz de eşit olduk” diyerek, iki tarafın da sonuçtan memnun olmasını sağlardı.

Dikkat edin, kumlu çölde hanımıyla böyle yarışa giren Efendimiz (sas ) Hazretleri, Mirac’da göklerde Cebrail ile yaptığı yolculukta onu geçmiş, onun ulaşamadığı yerlere tek başına kendisi ulaşmıştı.

Ama göklerde Cebrail’i geçen Efendimiz, yerde hanımı Aişe validemizi geçmemiş, ancak geçtiği zamanda da:

- Üzülme üzülme, geçen defa sen kazandın, bu defa da ben kazandım, yani eşit olduk, eşit... diyerek konuyu yine tatlıya bağlama örneği vermişti.

Acaba diyorum, hep yüksekten uçan bazı beyler, birazcık tevazu gösterip de hanımın duygu dolu dünyasına girebiliyorlar mı? Onu, yaratılış gereği farklı duygularıyla tanıyabiliyorlar mı? Göklerde Cebrail’i geçen Efendimiz’in yerde hanımını geçmeyişinden kendilerine bir mesaj çıkarabiliyorlar mı?

Ayrıca ekonomik darlığın had safhada yaşandığı evinde Efendimiz’in hanımlarına:

“İsterseniz sizi serbest bırakayım, dilediğiniz zenginle evlenin, bolluk içinde yaşayın...” teklifine karşı hanımlarının:

-“Biz açlıktan ölmeye razıyız ama kapından ayrılmaya razı değiliz!” diyecek kadar sadakat gösterip ekonomik sıkıntıya da gönülden razı olduklarını günümüz hanımları da hatırlayabiliyorlar mı?

- Ne dersiniz, böyle ortak anlayışla bakabiliyor muyuz bizler aile hayatımıza?


Ahmed Şahin
....

 

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
Dini Sorulara Cevaplar 2007 - Sitede kullanılan makaleler kaynak belirtmek suretiyle farklı sitelerde ve ortamlarda kullanılabilir.
Web: www.ahmetsahin.org - Email : mail@ org - Webmaster: webmaster@ org