DİNİ SORULARINIZA ÇÖZÜMLER
ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
------------

 » MAKALELER

Okunma Sayısı : 10982

Hürrem Sultan aleyhindeki rivayetlerin kaynağı

 

 Kanuni’nin, Hürrem Sultandan önceki hanımı Mâhidevran‘dan olan oğlu Şehzâde Mustafa’sı vardı. Sempatik ve mertliğiyle halkın sevgisini kazanmış bu şehzadenin padişahın ölümünden sonra yerine geçeceğine kesin gözüyle bakılıyordu. Ancak genç Şehzâdenin etrafını saran taraftar kitleler onu erkenden tahrik edip kışkırtmaya başladılar. Şehzâde Mustafa da sağda solda “Ben padişah olsam şöyle yaparım, böyle ederim” diye tedbirsizce konuşmaya başladı. Bu sıralarda gittikçe yaygınlaşan yalanlarla dolu isyan söylentileri Kanuni’yi, oğlunun gizli bir isyan hazırlığın içinde olduğuna inandıracak boyutlara ulaştı.. Geçmişteki kardeş kavgasının bir daha tekrar etmesinden endişe eden Padişah, vicdanı sızlayarak isyan hazırlığı içinde olduğuna inandırıldığı öz oğlu Mustafa’nın idamına karar verdi.

   İşte bu idam olayını, tahta kendi çocuklarının çıkmasını isteyen Hürrem Sultan’ın teşvik ettiği söylentisi yayıldı. Hatta Hürrem Sultan, bu idamın biricik müsebbibi olmakla da suçlanarak, niyet okuyucuları tarafından, doğruluğu tartışılabilecek birçok rivayetler ortaya atıldı. Halbu ki Kanuni gibi hayatında büyük işler başarmış iradesi kuvvetli bir büyük hükümdarın, Hürrem’in sözüyle kendi ciğer paresini öldürmeye kalkışacağını akıl ve vicdan pek kabul etmemektedir. Çünkü Mustafa, padişahın kendi kanından ve canından olan öz oğludur..

 Ancak, imparatorluğun taht kavgasıyla bölünüp parçalanması ihtimali söz konusu olunca, şefkatli padişah baba gider, ülkesinin birlik beraberliğini korumaya kararlı bir Hünkar çıkar, imparatorluğunun çökertilmesine sebep olacak bir iç savaşı önlemek için (doğru olmasa da) kendi yavrusuna kıymayı dahi göze almış olur.. Hürrem Sultan bu olaya belki de çok üzülmemiştir ama, bundan onu tek başına sorumlu tutmak da pek makul görünmemektedir. Çünkü Kanuni, Hürrem’in oğlu Şehzâde Bayezid‘i de kardeş kavgasını önlemek için feda etmekte tereddüt etmemiştir. Şayet Hürrem, Kanuni’ye istediğini yaptıran biri olabilseydi, oğlu Beyazidi feda etmesine engel olurdu.

      Hünkar’la Hürrem’in ruh dünyasını büyük çapta ahirete yönelten önemli bir olay, çok sevdikleri Şehzade Mehmed’in ani ölümü ile gerçekleşmiştir. Henüz kardeş kavgası gibi şaibeli bir davranışın içinde görülmediği bir devrede çok sevdikleri  Şehzade Mehmed’in genç yaşta ölümüne çok üzülen Kanuni ve Hürrem Sultan, büyük bir uhrevi duyguya yönelme gereği duymuşlardır ki, “Şehzadeler güzidesi Sultan Mehemed” im diyerek vefatına tarih düşen Kanuni, Onun adına Sinan’a yaptırdığı muhteşem Şehzade başı camisiyle teselli olmaya çalışırken, ilk olarak böyle bir evlat acısıyla sarsılmış olan Hürrem Sultan da , hep hayır kurumları inşa ettirmeye yönelerek  teselli olmaya çalışmıştır.

      Nihayet, son kışını çok sevdiği Hünkârı Kanuni ile Edirne’de geçiren Hürrem Sultan, rahatsızlığı artınca İstanbul’a dönerek içinde bir de hastanenin bulunduğu Eski Saray’a yerleşmiştir. 1558 yılında 58 yaşında iken, oğlu Selim’in 8 sene sonraki tahta çıkışını göremeden hayata gözlerini yumduğunda , cenazesini vezirler omuzlarında taşımış, Şeyhülislâm Ebussuud Efendinin kıldırdığı namazından sonra yaptığı dualarıyla cami avlusundaki yapılacak türbesi yanına defni yapılmış, genç yaşta ölümü bütün İstanbul halkını üzüntüye boğmuştur.

 Cihan Padişahı Sultan Süleyman, Hürrem’inin ölümünden sonra ona olan sevgi ve saygısını açıkça göstermek istemiş, Süleymaniye Camii avlusunda kendine ayırdığı yerin hemen yanında bir de Hürrem için yaptırdığı türbede günün 24 saatinde 13O hafıza gece gündüz nöbetleşe uzun zaman kur’an okutarak Hürrem’in Kur’ana karşı duyduğu derin saygı ve sevgisinin gereğini yerine getirmiştir..
   

     Hürrem’in  Rüstem Paşa ile evlendirdiği kızı Mihrimah Sultan ise, dindar annesinden aldığı terbiye ile Edirnekapı’daki meşhur Mihrimah Sultan camiini yaptırmakla yetinmeyip bir de Üsküdar’daki ‘İskele camii ‘ denen muhteşem külliyeyi Sinan’a inşa ettirmiştir. Tahtakale’deki Rüstem Paşa camii de bu tarihi eserler dizisinden değerli bir hatıra olarak halen hizmette bulunmaktadır..

   İşte bütün bu olaylar kimin kimi yönettiğini ifade etmektedir.. Hepsinin de Ruhları şad olsun. Benzeri hizmetler yapmayı Rabbimiz benzerlerine de nasip etsin. Mahrumiyetleri, kıskançlıklarına sebep olmasın.  

Bizim geçmişimize ait zanni konulardaki prensibimiz bellidir:       

- Ecdadınıza hüsnü zanla bakın, yanılırsanız vebali yoktur!; Su-i zanla bakmayın, yanılırsanız vebali çoktur!..

....

 

ANA SAYFA | MAKALELER | DUA SAYFASI | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KISA TARİHÇE | KİTAPLARI
Dini Sorulara Cevaplar 2007 - Sitede kullanılan makaleler kaynak belirtmek suretiyle farklı sitelerde ve ortamlarda kullanılabilir.
Web: www.ahmetsahin.org - Email : mail@ org - Webmaster: webmaster@ org